DUYURULAR
Risale-i Nur izah, izah ve gevezelik farkı, Kur’an temelli tefsir, Risale-i Nur nasıl anlatılır, doğru izah yöntemi, Muhakemat örneği, felsefi tefsir hataları, izah ehliyeti, Bediüzzaman uyarıları, Risale-i Nur şerh, doğru okuma usulü, ilmî metotla tefsir, yanlış izahın zararları, Risale dersleri, Zübeyir Ağabey izah yaklaşımı

Neden Risale-i Nur Okunuyor?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Sual: Neden Risale-i Nur Okunuyor?

Cevap: Risale-i Nur’u özellikle okuyoruz. Çünkü Risale-i Nur bu asrın en ziyade muhtaç olduğu hakikatlerden biridir. Bu eser, ümmetin tamamı tarafından güzelce kabul edilerek, hakkıyla okunmalıdır.

Çünkü bu asrın ihtiyacına göre, Üstâd Hazretleri Kur’ân’dan aldığı mânâyı —ne bir kelâm ilminin ne de tasavvufun gölgesinde— doğrudan doğruya Kur’ân’ın üslûbuyla, onun dilini taşıyarak, o usûl ve metotla îman hakikatlerini izah ve ispat etmiştir.

En ziyade ihtiyacımız olan da budur.

Risale-i Nur’u bugün herkes duymuş, biliyor. Fakat Risale-i Nur, bir tefsîr-i Kur’ân olarak, Kur’ân’ın bir aynası olarak insanlara takdim edilmediği için, maalesef müstakil bir kitap gibi gösterilmiştir.

Bu sebeple ümmetin ekserisi ondan bir miktar müstağnî kalıyor, geri duruyor. İşte biz bu yanlış algıyı kırmak istiyoruz.

Risale-i Nur, doğrudan doğruya Kur’ân’ı anlatır. Ayna gibi Kur’ân’ı gösterir. Risale-i Nur, itibarî bir addır; mânâ Kur’ân’a aittir. Zarfı, sûreti, üslûbu ise Üstâd’a aittir. O bir aynadır. İçinde görünen mânâ Kur’ân-ı Azîmü’ş-Şân’dır.

Nazarın dışına, kabuğuna değil; içinde yansıyan o mânâya yönelmek lâzımdır. İşte o zaman orada konuşanın yalnız Kur’ân olduğu, hakikat olduğu anlaşılır. Bu şekilde gösterilirse ümmet de kabul eder. Biz de bunu göstermek istiyoruz.

İşte onun için o Risale-i Nur derslerini tefsirle birlikte yapıyoruz. Derslerimizi anlatırken sadece Risale-i Nur değil, birçok kaynak kitaptan istifade ediyoruz. Biz müfessir değiliz, müfessirlik iddiamız yok. Ancak müfessirlerden naklederiz. O izahların sahibi onlardır.  Ümmetin icmâ ettiği, ittifak ettiği hususlar neyse, biz de o cadde-i kübrâdan ayrılmayız.

Selef-i sâlihîn, âyetlerin mânâlarını, ana esaslarını zaten ortaya koymuştur. Muhakkikîn ulemâ da o mânâları tesbit etmiş, göstermiştir. Ama onun incelikleri, sırları bitmez. Çünkü Kur’ân bütün asırlara hitap eder.

İşte o incelikleri, o sırları —tefsirlere muvafık bir sûrette— izah etmek mümkündür. Tefsire muhalif asla bir izah olmaz. Onların ana esaslarına muvafık olarak, Risale-i Nur’dan aldığımız dersle, o Risale-i Nur’un gösterdiği tarz ile tefsir dersini yapıyoruz. Şu anda üç ana dersimiz var: Fıkıh, tefsir ve Risale-i Nur. Bunları bu şekilde yürütüyoruz.

 

Bu makale Soru – Cevap Derslerinin 1. Dersinden alınmıştır. Dersin Orijinal Youtube Linki: Kur’an, Hadis Ve Risale-i Nur Nasıl Okunmalıdır ? | Soru – Cevap 1. Bölüm

Soru Cevap Derslerinin Tamamı İçin

 

Bunlara da bakabilirsiniz

Risale-i Nur’u Anlamak İçin Nasıl Okunmalıdır?  Risale-i Nur’a Mana-yı Harfi İle Nasıl Bakılır?

 بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Risale-i Nur’u Anlamak İçin Nasıl Okunmalıdır? Risale-i Nur’a Mana-yı Harfi İle Nasıl …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir