Cenab-ı Hak, dünya hayatını bir imtihan meydanı kılmış; dünya hayatının ziyneti olan malı, evladı ve hanımları insan için birer fitne suretinde halk etmiştir. Buradaki fitne, insanı şiddet ve meşakkat potasında eriterek tasaffi ettiren, yani cevherini ortaya çıkaran bir tecrübedir. İnsan, nefsine ve ailesine karşı şefkatini Allah namına kullanmazsa, bu nimetler birer düşmana dönüşerek ebedi hayatı tehlikeye atar. Bu meşakkatli dünya …
Devamını Oku »Tefsir
Na‘budü’deki “Nûn”un Sırrı ve Kâbe’nin Hakîkatı
Namazda, Fâtiha’daki “نَعْبُدُ” kelimesinin “nûn” harfinde bir cemaat sırrı vardır. Eğer “اَعْبُدُ” denseydi “ben ibadet ediyorum” mânâsı olurdu. Hâlbuki “نَعْبُدُ” denildiğinde “biz ibadet ediyoruz” mânâsı hâsıl olur. “Biz” ifadesi cemaate işaret eder. Sen tek başına da kılsan, meselâ Şâfiî’de olduğu gibi Fâtiha’yı okusan yine de “نَعْبُدُ” dersin. Âyet bu şekilde gelmiştir. Çünkü Fâtiha namaz sûresidir; Sûretü’s-Salât denir. Namazın esası Fâtiha’dır. …
Devamını Oku »Allah Yolunda Harcanan Her Şey Kat Kat Büyür!
Allah yolunda feda edilen her şey bekaya mazhar olur ve Allah onu kat kat fazlasıyla ihsan eder. Böyle şerefli ve mukaddes bir dâvâda başa gelen musibetin ne zararı olabilir? Zira bu yolda isabet eden her şey, hakikatte bir şeref ve ikramdır. Diğer bir cihetten ise zafiyet göstermemek emredilmiştir. Çünkü sen Allah’ın yolundasın. Allah yolunda olan bir kimse zafiyet gösteremez. Eğer …
Devamını Oku »Güzel Zamanlarda Ve Musibet Zamanlarında Nasıl Davranılmalıdır?
Eğer bir sıkıntı başına geldiyse, sakın şöyle deme: “Demek ki Allah beni terk etti, beni sevmiyor.” Yahut başkasına bir musibet isabet ettiğinde: “Demek ki Allah Teâlâ onu sevmiyor.” Eğer o kul, sabredip şükrediyorsa, bu onun hakkında bir imtihandır ve neticede nimet olur. Dünyada nimet geldiğinde, hiçbir sıkıntı olmayacak diye bekleme. Çünkü o zaman sıkıntıya tahammül edemez hâle gelirsin. Zaten bu …
Devamını Oku »Mü’minlerin Cemaatinden Kendini Uzak Tutan Dalalete Düşer!
Asıl olan müminleri sevmektir. Hangi cereyan, hangi fikir ki müminlerin cemaat-i kübrâsından, yani ümmet-i Muhammed’den istiğna eder, kendini çeker, ayrı düşerse, o cemaat dalâlete gitmeye mahkûmdur; sonu ve akıbeti böyledir. Ümmetten nazarını ekmeyecek. Rasûlullah ﷺ ’ın عَلَيْكُمْ بِالسَّوَادِ الْأَعْظَمِ, عَلَيْكُمْ بِالْجَمَاعَةِ “Cemaat üzerine olun, siyah karaltıya yani ümmetin birliği üzerine, büyük kalabalık üzerine dâhil olun” dediği budur. Bir mümin, ümmetin …
Devamını Oku »Râinâ ve Unzurnâ: Ne Demektir?
Râinâ ve Unzurnâ, ilk bakışta aynı manada kullanılsa da, bu iki kelimeyi dikkatle mukayese ettiğimizde aralarındaki fark açığa çıkar. Râinâ, “bize riayet et” demektir. Peki, riayet nedir? Bizim maslahatımıza riayet et, yani bizim faydamızı gözet, bizim için en yararlı olanı yap manasına gelir. Unzurnâ ise “bize bak, bize nezaret et” demektir. ⁉️ Peki, riayetle nezaret arasındaki fark nedir? Riayette, riayet …
Devamını Oku »Kalp Allah’a Aittir: Başka Yerde Sükûn Bulmaz!
Kalbin Bekaya Olan Aşkı İnsan, Allahu Teâlâ’nın hikmeti ve inayetiyle yaratılmış bir varlıktır. Allah, insanın kalbini bekaya aşık kılmıştır. Yani insan, ebedî olanı sever, fanî olana ise gerçek bir muhabbet besleyemez. Çünkü fani olan, geçici ve muvakkat olduğu için kalbi tatmin etmez. Bakınız, bir kimse en sevdiği şeyin bile daimi olmadığını bilse, kalbi ona karşı soğur ve ondan yüz çevirir. …
Devamını Oku »Kadir Gecesi ve Meleklerin Tenezzülü
Yusuf Hoca’nın Kadir Suresi tefsirinden çok özel bir bölüm… 🌿 Kadir Gecesi ve Meleklerin Tenezzülü ﴿تَنَزَّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ وَٱلرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ﴾ Kadir Gecesi, mahlukat için büyük bir inayet ve rahmet gecesidir. Melaike ve Ruh o gece yeryüzüne tenezzül ederler. Buradaki “tenezzül”, parça parça iniş anlamına gelir. Bütün melekler aynı anda inmez; gruplar hâlinde, sırayla iner ve çıkarlar. …
Devamını Oku »Günahın Afvı Yalnız Allah’ındır, Şeyhin Değil!
“Allah’tan başka kim affeder?” وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا اللّٰهُ ayeti kerimesinden murad olunan şudur: O günahın cezasından seni başka hiç kimse kurtaramaz. O hâlde Allah’a karşı bir günah işlediğinde, sakın başka bir sığınağa yönelme. Seni koruyacakmış gibi görünen hiç kimseye bel bağlama. “Falanın şefaati beni kurtarır… Şöyle yaparsam bu beni affettirir… Filan beni himâye eder…” gibi düşüncelerle kendini aldatma. Günahın …
Devamını Oku »Dünya Bir Handır!
Mukîm deyince, sanki dünyaya yerleşmişsin gibi söylenir: “Nerede mukîmsin? Malatya’da mukîmim” dersin. Yani “orada ikamet ediyorum” demek istersin. Fakat bakıyorsun ki, yüz sene sonra orada yoksun. Hani ikametin nerede? Demek ki burası, darü’l-mukâm değildir. Burası bir handır, bir misafirhanedir. Ne gariptir ki şu dünya o kadar kalabalık, o kadar insan dolu. Ama buna rağmen, şu koca dünyada bir tek mukîm …
Devamını Oku »









