بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: İlim Tahsilinde Acele Edilmeli Midir? Cevap: Talebe için en büyük hatalardan biri aceleciliktir. Acelecilik, genelde hırstan doğar. Hırs her şeyde zararlı olduğu gibi, ilimde de zararlıdır. İlim bir sabır mesleğidir. Cenâb-ı Hak insanı ilimle tekemmül etsin diye halk etmiştir. Bu, uzun bir yolculuktur. Bazen talebe hayal eder ki, iki dakikada bir mesele çözülür. Hemen öğrenilir. Hemen anlaşılır. …
Devamını Oku »Etiket Arşivleri: ilim
Burçların Hakikati Var Mıdır ?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Burçların Hakikati Var Mıdır ? Cevap: İlim için zaten bu lazımdır çünkü gökyüzünü bilmeden yeri de bilemezsin. O dönemin imkânlarıyla insanlar gökyüzünü incelediler, tespitler yaptılar. Yıldızların hallerini, konumlarını anlamak, haritalarını çıkarmak, hareketlerini takip etmek için uğraştılar. Tabii o zamanlar “Güneş arzın etrafında dönüyor” diye biliyorlardı. Bu zannın neticesinde, her ay Güneş’in tulû ettiği noktanın değiştiğini fark ettiler. …
Devamını Oku »Ebced ve Cifir İle İlgili Selef-i Sâlihin’den Bir Numune Var Mıdır?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Ebced ve Cifir İle İlgili Selef-i Sâlihin’den Bir Numune Var Mıdır? Cevap: Evet, vardır. Üstad Hazretleri, Birinci Şua’da, o 33 ayet-i Kur’âniyyenin tefsirinde anlatır. Orada bir hadîs rivayet edilir: Yahudiler, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelirler. Resûlullah, “الم” harflerini okuyunca, Yahudiler ebced hesabı yaparak derler ki: “Bu ümmetin ömrü az olacak.” Yani elif=1, lâm=30, mîm=40, toplam 71. …
Devamını Oku »Kur’an Ve Hadis Nasıl Okunmalıdır ? Kur’an Anlaşılmaz Mıdır ?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Sual: Kur’an Ve Hadis Nasıl Okunmalıdır ? Kur’an Anlaşılmaz Mıdır ? Cevap: Evvela şunu bilelim: Kur’ân-ı Azîmü’ş-Şân elbette anlaşılır. Ancak “anlaşılır” demek, herkes her şeyi doğrudan anlar veya “Aç bir Kur’ân meâli, ne anlarsan odur, Kur’ân budur” gibi anlamak doğru değildir. Bu hem ifrat hem tefrit olur. İkisinden de sakınmak lâzımdır. Kur’ân’ı, Arapça bilmeyen bir kimse nasıl anlayacak? …
Devamını Oku »Her Şey Bir Kader İle Yaratılmıştır!
“Biz her şeyi bir kaderle yarattık.” O hâlde bu âlemde hiçbir şey, o kaderi bilmeyen, o kaderi yazmayan, o kaderi takdir etmeyen birinin elinden çıkamaz. Bu âlemde bir tek zerre, bir tek hareket, o ilâhî kaderin mîzânı dışında bir adıma bile müdâhale edemez. Zîrâ öyle muhkem, öyle sağlam bir nizam ile örülmüştür. Bir adam gelir, “Ben susadım, sen bana su …
Devamını Oku »Allah Geçmişi, Geleceği Ve Şimdiyi Nasıl Bilir?
İlm-i ilâhî, yüksekten tutulan bir ayna gibidir; her şeyi içine alır, her şeyi gösterir. Ayna sabittir ama içindeki eşya, yani mahlûkâtın halleri değişir. Aynada görünen şekiller akıp gider. Mesela biri ayağa kalksa, otursa, yatsa; bu değişen hallerin hepsi onda görünür. Ama aynanın kendisi değişmez. Bu misal, Allah’ın ilminin ezeliyetini ve ilmin mâluma tâbi olduğunu anlatmak içindir. Evet, ilim mâluma tâbidir. …
Devamını Oku »Manâ-yı Harfî Penceresinden Kâinata Bakış: Varlığın İlâhî Delâleti ve İlmin Esası
Bismillahirrahmânirrahîm 1. İlmin Esası ve Kelime Tarifi Üstad, ömrünün kırk senelik seyri içinde, bilhassa otuz senesini ilim tahsiline vererek vardığı hakikatleri hülasa ederken, bu uzun seyr ü sülûkün neticesinde yalnızca dört kelime ve dört cümle öğrendiğini ifade ederek ilmin özünü bu dört esasa irca eder. Bu dört kelime: ma’nâ-yı harfî, ma’nâ-yı ismî, niyet ve nazardır. Nahiv ve mantık ilimlerinin giriş …
Devamını Oku »Sen Her Şeyini İlme Vermeden, İlim Sana Bir Şey Vermez!
Bir şeyi okuduğunuzda hemen “Okudum anladım” demeyin. İlim öyle kolay bir şey değildir. Lakayd ve laubali şekilde dinleyerek ilim öğrenilmez. Üzerinde emek sarf etmek lazımdır. Sen her şeyini ilme vermeden, ilim sana bir şey vermez. Üstad bir konuyu anlatırken kısa kısa anlatır. Sen bunu başka risalelerle, tefekkürâtınla, ayetler üzerinde çalışarak genişleteceksin. Bunu ne kadar yaparsan istifaden o kadar fazlalaşır. Bunlar …
Devamını Oku »İnsan Tesadüf Eseri Değil, Allah Tarafından Yaratılmıştır!
“Umum eşyada hususan zîhayat masnularda hikmetli bir kalıbdan çıkmış gibi her şeye bir miktar-ı muntazam ve bir suret, hikmetle verildiği ve o suret ve o miktarda maslahatlar ve faideler için eğri büğrü hududlar bulunması..” (Otuz Üçüncü Söz, On İkinci Pencere) Bu tabiî bir sevkle, kuvvetlerin cebriyle olan bir olay değildir. Çünkü irade ve ihtiyarı gösteren farklılıklar vardır, o şekil içinde …
Devamını Oku »Kader, Güneşten Aşikardır!
İnsanın yaratılışında fert ve nev olarak Kitab-ı Mübîn’in kanunları ölçüsünde bir nizam ve mizan vardır. Safahat-ı hayatına yani geçirdiği hayatına, tavırlarına baktığın zaman da bir nizam ve mizanla gider. Zaman-ı Âdem’den kıyamete kadar veya her bir ferde de bakılsa hayatında bir nizam ve ölçü görülür. Seni daimi bir plan içinde, her şeyini bilerek halk eden bir Hâlık, sen daha vücuda …
Devamını Oku »








