(Bu Çalışma Celaleddin Suyûtî’nin El’hâvî Li’l Fetâvâ Kitabından Tercümedir) Birisi şöyle zu’m etmiş ki: Meryem oğlu İsa nüzul ettiğinde ona hakiki bir vahy ile vahyedilmeyecek, belki ilham edilecek. Bu kavil, iki şeyden dolayı sâkıt ve mühmeldir: Birincisi: Sahih-i Müslim ve gayrısında geçen, Rasulullah’tan sabit olan hadise muhalefetidir. Hâkim onu Müstedrek’inde şu lafızla rivayet etmiştir “O bu halde iken Allah ona …
Devamını Oku »Siyer
Uhud Savaşı Mağlûbiyeti ve Hikmetleri: “Hayr ve Şerrin Mahiyeti”
Şerlerde, musibetlerde görünün kusurlar ve çirkinlikler kula aittir, ama yaratan Allah’tır. Fakat Allah’a bakan cihetle tamamen hayr-ı mutlaktır. Şerlerde ve musibetlerde bile bir hayır vardır. Kul eğer iman ve itaatle mukabele ederse, o şerden de hayır elde eder ve hayra mazhâr olur. Eğer o musîbete karşı sabır göstermez, imanla ve kadere rıza ile mukabele etmezse, kendisini hayırlardan mahrum bırakır. Fakat …
Devamını Oku »Sahabenin Sebâtı ve Aff-ı İlâhiye Mazhâr Oluşu!
Makale, Ehl-i Sünnet vel Cemaat inancına göre hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığını ve insanın iradesini doğru kullanarak sorumlu olduğunu vurguluyor. Allah, insanları bazen nimetlerle bazen musibetlerle imtihan eder; bu süreç insanın sabrını ve imanını sınamak içindir. Uhud Savaşı’nda sahabelerin yaşadığı zorluklar da büyük bir imtihan olmuş, ancak Allah onları affederek sabır ve sebatlarını ödüllendirmiştir. Sahabeler, bu derslerden güç alarak İslam’ı sağlam temeller üzerine oturtmuş ve 1400 yıldır ayakta kalmasını sağlamışlardır. Ayetler, kaderi ve tevhidi anlamamızı sağlarken, sahabenin üstünlüğünü ve imanlarını vurgular. Son olarak, insanın sorumluluğu, şerri işlediğinde ona ait olup, hayrın ise Allah’ın lütfu olduğu hatırlatılmaktadır.
Devamını Oku »Hz. İsa Peygamber Olarak Nüzûl Edecektir. Vahye Mazhâr Olacak Ve Mu’cize Gösterecektir!
Hâtemü’l-Enbiyâ olan Hz. Muhammed (asm)’dan sonra başka peygamber gelmeyecektir. Hazret-i Îsâ (as), Resûlullah’tan sonra gelen bir peygamber değil, önce gelen bir peygamberdir. Hz. Îsâ’nın (as) ömrü uzundur. Resûl-i Ekrem’den sonra da yaşayacak ve Hâtemü’l-Enbiyâ olan Peygamberimizin şerîatıyla amel edecektir. Şimdi semâda farklı bir mertebe-i hayatta yaşayan Îsâ (as), âhir vakitte semâdan nüzûl edecek, nesh olmuş olan kendi şerîatıyla değil, Şerîat-ı …
Devamını Oku »Peygamberden Başka Kimse Masum Değildir. Mutlak Teslim Olunmaz!
Makale, hüsn-ü zan ile tezkiye arasındaki farkı açıklıyor. İnsanların nefsini ve başkalarını mutlak surette temize çıkarmasının yanlış olduğu vurgulanıyor. Peygamber dışında hiç kimsenin masum olmadığı belirtilerek, sahabelerin bile hata yapabileceği ifade ediliyor. Hz. Sa’d’ın yaşadığı bir olay üzerinden, imanın kalbe ait bir şehadet olduğu anlatılıyor. Rasûlullah’ın bir kişiyi müslim olarak tanımlaması, kalbi kesin olarak bilmenin mümkün olmadığını gösteriyor. Aşere-i Mübeşşere’nin cennetle müjdelendiği, ancak bu durumun hatasız oldukları anlamına gelmediği açıklanıyor. İslam’da denge esas alınmalı, aşırı yüceltme ve mutlak tezkiye yerine, şeriat ölçü alınarak doğru olan takip edilmelidir.
Devamını Oku »






