DUYURULAR

Etiket Arşivleri: İmtihan

Hz. Zeyd ve Hz. Zeyneb Kıssasından İmtihan ve Hikmetler

“Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir.” Cenâb-ı Hak buyuruyor: ﴿وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِي أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللَّهَ وَتُخْفِي فِي نَفْسِكَ مَا اللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى النَّاسَ وَاللَّهُ أَحَقُّ أَنْ تَخْشَاهُ﴾ (el-Ahzâb, 33/37) “Hatırla o zamanı ki, Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye (Zeyd bin Hârise): ‘Hanımını yanında tut, Allah’tan kork’ diyordun. Halbuki Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi …

Devamını Oku »

Ölüm nasıl, hayattan daha büyük bir nimet olabilir?

Yusuf Selami Hoca Yusuf Selami Çakaroğlu

Ölümü ve hayatı yaratan O’dur!!! ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ Cenâb-ı Hak, bu âyet-i celîlede mevt kelimesini hayattan evvel zikrederek kelâmında ince bir mânâya dikkatleri çekmiştir. Zira belâgatta bir kelimeyi takdîm etmek, ona verilen ihtimamın, onun mühim bir cihetine delâlet ettiğinin alâmetidir. Ölüm, bu takdîm ile yalnızca bir nihayet değil, aynı zamanda bir başlangıcın, bir tevcihin ve bir terbiyenin mühim mukaddimesi …

Devamını Oku »

Sabır ve Şükür: İlâhî İki Ahlâk’tır.

Geçmişteki Ümmetlerin Başına Gelenler, Bizler İçin Derstir!

Sabır ve şükür, birbirini istilzâm eden, ayrılması mümkün olmayan iki mühim haslettir. Biri olmadan diğeri kâmil manada tahakkuk etmez. Sabır olmadan şükür, şükür olmadan sabır olamaz. Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونِ “Bana şükredin ve nankörlük etmeyin.” Bu emrin hemen ardından, şükrü hakkıyla edâ edebilmek için de sabırla Allah’tan yardım istenmesi emredilmiştir. Çünkü şükür sabırsız olmaz. …

Devamını Oku »

Güzel Zamanlarda Ve Musibet Zamanlarında Nasıl Davranılmalıdır?

Eğer bir sıkıntı başına geldiyse, sakın şöyle deme: “Demek ki Allah beni terk etti, beni sevmiyor.” Yahut başkasına bir musibet isabet ettiğinde: “Demek ki Allah Teâlâ onu sevmiyor.” Eğer o kul, sabredip şükrediyorsa, bu onun hakkında bir imtihandır ve neticede nimet olur. Dünyada nimet geldiğinde, hiçbir sıkıntı olmayacak diye bekleme. Çünkü o zaman sıkıntıya tahammül edemez hâle gelirsin. Zaten bu …

Devamını Oku »

Her Şey En Güzel Şekilde Yaratıldıysa Niçin Âlemde Kusurlar Görüyoruz?

Bütün muhakkikler, İmam Gazali’nin şu sözünü tasdik etmiştir: لَيْسَ فِي الْإِمْكَانِ أَبْدَعُ مِمَّا كَانَ “Şu olandan daha mükemmeli, daha bediî imkan dairesinde yoktur.” Peki, cennet dünyaya göre güzel değil midir? Cennet, cennet olarak güzeldir; dünya da dünya olarak güzeldir. Eğer dünya cennet gibi olsaydı, imtihan yeri olmazdı. İmtihan yeri ise hayır-şer, güzel-çirkin zahiren beraber olmalı ve bir mücadele bulunmalıdır. Şu …

Devamını Oku »

Allah’ın Rızâsı mı, Halkın Takdîri mi?

Makale, insanların teveccühünü (beğenisini) kazanma arzusunun, ihlâsı kıran büyük bir tehlike olduğunu vurguluyor. Amellerin karşılığı sadece Allah’tan beklenmeli, insanların övgüsü veya kazanç bir mükâfat olarak görülmemelidir. Teveccüh-ü nâs, bir imtihan olup, Allah’ın rızası için yapılan amellerin temel amacı olmamalıdır. Riyakârlık, makam sevgisi ve grupçuluk gibi dünyevi hırslar, insanı istikametten saptırır ve ihlâsı zedeler. Din, kişisel çıkarlar veya şöhret elde etmek için kullanılamaz; kişi sadece Allah’a davet etmelidir. İhlâsı korumak için İhlâs Risalesi ve Hücumat-ı Sitte gibi eserlerin düzenli olarak okunması tavsiye edilmiştir. Sonuç olarak, gerçek mükâfat Allah katındadır ve halkın takdiri değil, yalnızca Allah’ın rızası gözetilmelidir.

Devamını Oku »

Sahabenin Sebâtı ve Aff-ı İlâhiye Mazhâr Oluşu!

Mü'minlerin Hakiki Cemaati Hangi Cemaattir?

Makale, Ehl-i Sünnet vel Cemaat inancına göre hayır ve şerrin Allah tarafından yaratıldığını ve insanın iradesini doğru kullanarak sorumlu olduğunu vurguluyor. Allah, insanları bazen nimetlerle bazen musibetlerle imtihan eder; bu süreç insanın sabrını ve imanını sınamak içindir. Uhud Savaşı’nda sahabelerin yaşadığı zorluklar da büyük bir imtihan olmuş, ancak Allah onları affederek sabır ve sebatlarını ödüllendirmiştir. Sahabeler, bu derslerden güç alarak İslam’ı sağlam temeller üzerine oturtmuş ve 1400 yıldır ayakta kalmasını sağlamışlardır. Ayetler, kaderi ve tevhidi anlamamızı sağlarken, sahabenin üstünlüğünü ve imanlarını vurgular. Son olarak, insanın sorumluluğu, şerri işlediğinde ona ait olup, hayrın ise Allah’ın lütfu olduğu hatırlatılmaktadır.

Devamını Oku »