DUYURULAR

Etiket Arşivleri: hikmet

Kur’ân: Câmiiyetiyle Her Asra Hitap Eden Mürşid

(Bu çalışma 20180629 25. Söz dersi ile 20250726 25. Söz dersinin ilgili bölümlerinin birleştirmesi ile hazırlanmıştır.) Kur’ân’ın Câmiiyeti ve Beşer İçin Mürşid Oluşu Kur’ân-ı Kerîm, nev’-i beşerin hakikî hikmetidir; insanı dünya ve âhirette saadete sevk eden yegâne mürşid ve rehberdir. Onun rehberliğine kulak veren kurtulur; yüz çeviren ise hem dünyada hem âhirette hüsrana uğrar. Zira Kur’ân, beşeri felâketten kurtarmak için …

Devamını Oku »

İlim Tahsilinde Acele Edilmeli Midir?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: İlim Tahsilinde Acele Edilmeli Midir? Cevap: Talebe için en büyük hatalardan biri aceleciliktir. Acelecilik, genelde hırstan doğar. Hırs her şeyde zararlı olduğu gibi, ilimde de zararlıdır. İlim bir sabır mesleğidir. Cenâb-ı Hak insanı ilimle tekemmül etsin diye halk etmiştir. Bu, uzun bir yolculuktur. Bazen talebe hayal eder ki, iki dakikada bir mesele çözülür. Hemen öğrenilir. Hemen anlaşılır. …

Devamını Oku »

Rahman’ın Sevdiği İki Haslet: Hilm ve Teenni

Hadis Derslerinden Notlar – 1 * Sahih-i Müslim: Abdulkays Heyeti Hadisi, Hilm ve Teennînin Fazileti dersinden alınmıştır. İslâm terbiyesinde fazilet, yalnızca yapılan işte değil; o işin hangi hâlet-i ruhiye ile yapıldığında da tecellî eder. Aceleyle atılan bir adım ile vakar ve sükûnetle yürüyen bir yol, her ne kadar aynı hedefe yönelmiş görünse de, neticede birbirinden ayrılır. Resûlullah sallallahu aleyhi ve …

Devamını Oku »

Felak Sûresi ve İstiâze Hakikati

Felak Suresi Kur’ân’ın 113. suresidir. Bu sûrenin Mekkî mi Medenî mi olduğu hakkında ulemâ arasında ihtilaf vardır; mahiyetini biraz sonra açıklayacağız. Sûre-i celîle beş ayettir. Bu sûre ve akabindeki Nâs Sûresi, Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın en son iki sûresidir. Birkaç haftadır Kur’ân’ın bu son kısımlarını derslerimizde işliyoruz. Lâkin burası Kur’ân’ın sonu denildiğinde sadece sondaki iki sûreyi düşünmeyiniz; Fil Suresi’nden itibaren gelen bu …

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman ”Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir?” Lafzı İle Neyi Kastediyor?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman ”Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir?” Lafzı İle Neyi Kastediyor? Cevap: Bu söz, Bakara Sûresi’nin 256. âyet-i kerîmesi olan “لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ” âyetinin tefsiri içinde geçer. Kur’ân, dinin temelini akıl ve iknâ üzerine kurmuştur. Bu, Kur’ân’ın bürhanî yönüdür. Üstad burada “medenî” derken, Avrupa’daki bir tayfayı değil, akıl ve hikmetle hareket …

Devamını Oku »

Hz. Zeyd ve Hz. Zeyneb Kıssasından İmtihan ve Hikmetler

“Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir.” Cenâb-ı Hak buyuruyor: ﴿وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِي أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللَّهَ وَتُخْفِي فِي نَفْسِكَ مَا اللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى النَّاسَ وَاللَّهُ أَحَقُّ أَنْ تَخْشَاهُ﴾ (el-Ahzâb, 33/37) “Hatırla o zamanı ki, Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye (Zeyd bin Hârise): ‘Hanımını yanında tut, Allah’tan kork’ diyordun. Halbuki Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi …

Devamını Oku »

Her Şey Bir Kader İle Yaratılmıştır!

“Biz her şeyi bir kaderle yarattık.” O hâlde bu âlemde hiçbir şey, o kaderi bilmeyen, o kaderi yazmayan, o kaderi takdir etmeyen birinin elinden çıkamaz. Bu âlemde bir tek zerre, bir tek hareket, o ilâhî kaderin mîzânı dışında bir adıma bile müdâhale edemez. Zîrâ öyle muhkem, öyle sağlam bir nizam ile örülmüştür. Bir adam gelir, “Ben susadım, sen bana su …

Devamını Oku »

Ölüm nasıl, hayattan daha büyük bir nimet olabilir?

Yusuf Selami Hoca Yusuf Selami Çakaroğlu

Ölümü ve hayatı yaratan O’dur!!! ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلْمَوْتَ وَٱلْحَيَوٰةَ Cenâb-ı Hak, bu âyet-i celîlede mevt kelimesini hayattan evvel zikrederek kelâmında ince bir mânâya dikkatleri çekmiştir. Zira belâgatta bir kelimeyi takdîm etmek, ona verilen ihtimamın, onun mühim bir cihetine delâlet ettiğinin alâmetidir. Ölüm, bu takdîm ile yalnızca bir nihayet değil, aynı zamanda bir başlangıcın, bir tevcihin ve bir terbiyenin mühim mukaddimesi …

Devamını Oku »

Sabır ve Şükür: İlâhî İki Ahlâk’tır.

Geçmişteki Ümmetlerin Başına Gelenler, Bizler İçin Derstir!

Sabır ve şükür, birbirini istilzâm eden, ayrılması mümkün olmayan iki mühim haslettir. Biri olmadan diğeri kâmil manada tahakkuk etmez. Sabır olmadan şükür, şükür olmadan sabır olamaz. Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: وَاشْكُرُوا لِي وَلَا تَكْفُرُونِ “Bana şükredin ve nankörlük etmeyin.” Bu emrin hemen ardından, şükrü hakkıyla edâ edebilmek için de sabırla Allah’tan yardım istenmesi emredilmiştir. Çünkü şükür sabırsız olmaz. …

Devamını Oku »

Allah Her Canlıya Uygun Fıtrat Ve Ruh Vermiştir!

Bütün hayvan cesetlerine, en yüksek hikmetle nefis ve ruh yerleştirilmiştir. Canlı cesetlerin büyümesine baktığımızda, bu keyfiyet hem hayvanlar hem de nebatlar için geçerlidir. Ancak hayvanlarda, nebattan farklı olarak dikkat çeken mühim bir husus vardır: Cesede, o cesede münasip bir ruh üflenmiş; o ruhla beraber, cesedi idare eden ve iştihaları tanzim eden bir nefis de verilmiştir. Nefis, şehvet, gadap ve benzeri …

Devamını Oku »