DUYURULAR

Hz. Zeyd ve Hz. Zeyneb Kıssasından İmtihan ve Hikmetler

“Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir.”

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

﴿وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِي أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللَّهَ وَتُخْفِي فِي نَفْسِكَ مَا اللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى النَّاسَ وَاللَّهُ أَحَقُّ أَنْ تَخْشَاهُ﴾
(el-Ahzâb, 33/37)

“Hatırla o zamanı ki, Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye (Zeyd bin Hârise): ‘Hanımını yanında tut, Allah’tan kork’ diyordun. Halbuki Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah, kendisinden korkmana daha layıktır.”

Burada zikredilen kişi, Zeyd bin Hârise’dir. Allah O’na iman, İslâm ve nice nimetler vermişti. Resûlullah (sav) da O’nu yetiştirmiş, hürriyetine kavuşturmuş, ayrıca pek çok iyilikte bulunmuştu. İşte O’na şöyle diyordu:
﴿أمسك عليك زوجك﴾ — “Hanımını yanında tut, boşama; Allah’tan kork.”

Resûlullah (sav), içinde Allah’ın mutlaka ortaya çıkaracağı bir sırrı gizliyordu. Bu gizlemek -hâşâ- vahyi saklamak veya emre muhalefet etmek değil; insanların ayıplamalarından, fitne çıkarmalarından endişe etmekti. Çünkü cahiliye âdetlerine göre bu iş büyük bir tepkiye sebeb olacaktı. Oysa Allahu Teâlâ buyuruyor ki:

“Allah, kendisinden korkmana daha layıktır.”

Zeyd (r.a.) Resûlullah’a gelerek hanımı Zeyneb hakkında ayrılmak istediğini söyledi. Resûlullah (sav) ona:
— “Onda seni şüpheye düşüren, hoşlanmadığın bir şey mi gördün?” diye sordu.

Zeyd şöyle cevap verdi:
— “Hayır, vallahi ondan hayırdan başka bir şey görmedim. Fakat onun şerefi ve üstünlüğü bana ağır geliyor.”

Yani Zeyneb’in yüksek şeref ve istidadı, Zeyd’e ağır geliyordu.

Takvâ ve istidat bakımından Zeyneb çok yüksekti; Resûlullah’ın hanımı olmaya lâyık bir seviyedeydi.

Zeyd ise o derecede değildi. Bu yüzden aralarında tam bir uyum oluşmuyordu.

Resûlullah (sav) ona sürekli:
﴿أمسك عليك زوجك﴾ — “ Hanımını yanında tut, boşama.” diyordu.
Burada Resûlullah’a yönelik bir kınama yoktur; aksine bu tavsiye, en güzel olan tavırdır. Eğer boşaması yanlış olsaydı, Allah Teâlâ buna izin vermezdi. Demek ki bazen ağır imtihanlarda susmak, tevekkül etmek ve işi Allah’a havale etmek en güzel olandır.

Bu noktada Hz. Meryem’i hatırlayınız. O da en büyük şereflerden biriyle -Hz. Îsâ’ya hamile olmakla- imtihan edilmişti. Halbuki bu onun için bir şerefti; fakat insanlar ne diyeceklerdi? O an şöyle demişti:

﴿يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا﴾
(Meryem, 19/23)

“Keşke bundan önce ölseydim de, unutulup gitmiş olsaydım.”

Bu hâl, sabırla ilgilidir. Mesela savaşta hiç korkmayan birine “sabırlı” denmez. Asıl sabır, korkuyla birlikte sebat etmektir. Yiğit olan da elbette korkar; fakat korktuğu hâlde direnirse işte o zaman sabırdır, kahramanlıktır.

Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtu Vesselâm, fitneye sebep olacak meseleyi açıkça söylemedi. Çünkü söylemesi uygun olmazdı. Eğer Zeyd’e:
“Sen boşan, ben onu alacağım” deseydi, bu ağır bir fitneye kapı açardı. Bu sebeple olacakları biliyor, Allah’a tevekkül ediyor, fakat imtihanın ağırlığını da görüyordu. Onu endişelendiren buydu; yoksa -hâşâ- vahiyden bir şey gizlemek değildi.

Nitekim Hz. Âişe (r.anhâ) şöyle rivayet etmiştir:
“Eğer Peygamber (sav) vahiyden bir şey gizlemiş olsaydı, işte bunu gizlerdi.”

Dolayısıyla bu ayet, Peygamber’in vahiyden hiçbir şeyi saklamadığını ispat ediyor. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

﴿فَلَمَّا قَضَى زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِي أَزْوَاجِ أَدْعِيَائِهِمْ إِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًا ۚ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا﴾
(el-Ahzâb, 33/37)

“Ne zaman ki Zeyd ondan (Zeyneb’ten) bağını koparıp ayrıldı, Biz onu sana nikâhladık. Tâ ki evlâtlıklarının eşleriyle ilgili olarak, onlar da bağlarını kopardıklarında (yani boşayıp iddetleri tamamlandığında), müminlerin üzerine bir sıkıntı olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilir.”

Burada nikâh doğrudan semavî olarak gerçekleşmiştir. Zeyneb (r.anhâ) bununla övünerek şöyle derdi:
“Allah benim nikâhımı bizzat kıydı. Benim velim Allah’tır. Sizin nikâhınızı ise velileriniz kıydı.”

Bu olay aynı zamanda Zeyd’in faziletini de gösterir. Çünkü o, böyle ağır bir imtihanı kabul etmiş ve Resûlullah için büyük bir fedakârlıkta bulunmuştur.

Cenâb-ı Hak bu hükmü, kıyamete kadar bütün müminler için bir kolaylık olması üzere koymuştur. Artık evlâtlıkların boşadığı hanımlar, iddetlerini bitirdikten sonra müminlerle evlenebilir. Böylece cahiliye döneminden kalma yanlış bir âdet kökten kaldırılmış oldu.

Ve ayetin sonunda Allah Teâlâ buyurdu:
﴿وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا﴾“Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir.”

* Ahzab Sûresi 37. ayetin tefsirinden alınmıştır…

📚 Ders Notu

Hz. Zeyd ve Hz. Zeyneb Kıssasından İmtihan ve Hikmetler

“Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir.”

1. Ayetin Metni ve Meali

Ayet:
﴿وَإِذْ تَقُولُ لِلَّذِي أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِ وَأَنْعَمْتَ عَلَيْهِ أَمْسِكْ عَلَيْكَ زَوْجَكَ وَاتَّقِ اللَّهَ وَتُخْفِي فِي نَفْسِكَ مَا اللَّهُ مُبْدِيهِ وَتَخْشَى النَّاسَ وَاللَّهُ أَحَقُّ أَنْ تَخْشَاهُ﴾
(el-Ahzâb, 33/37)

Meal:
“Hatırla o zamanı ki, Allah’ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye -yani Zeyd bin Hârise’ye-: ‘Hanımını yanında tut, Allah’tan kork’ diyordun. Halbuki Allah’ın açığa çıkaracağı şeyi içinde gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah, kendisinden korkmana daha layıktır.”

2. Zeyd bin Hârise’ye Verilen Nimetler

  • Allah ona iman, İslam ve nice nimetler vermişti.
  • Resûlullah (sav) ise onu:
    • terbiyesinde büyütmüş,
    • hürriyetine kavuşturmuş,
    • pek çok nimetlendirmişti.

Resûlullah’ın tavsiyesi:
﴿أمسك عليك زوجك﴾
“Hanımını yanında tut, boşama; Allah’tan kork.”

3. Peygamberimizin İçindeki Sır

  • Resûlullah (sav) Allah’ın mutlaka ortaya çıkaracağı bir sırrı gizliyordu.
  • Bu gizlemek:
    • Hâşâ vahyi saklamak değildi.
    • İnsanların ayıplamasından ve fitne çıkarmasından endişe etmekti.
  • Cahiliye âdetlerine göre bu mesele büyük tepki doğuracaktı.
  • Allah Teâlâ ikaz etti:

“Allah, kendisinden korkmana daha layıktır.”

4. Zeyd ve Zeyneb Arasındaki Mesele

  • Zeyd (r.a.), Resûlullah’a gelerek Zeyneb’ten ayrılmak istediğini söyledi.
  • Resûlullah (sav) sordu:
    — “Onda hoşlanmadığın bir şey mi gördün?”
  • Zeyd dedi ki:
    — “Hayır, vallahi ondan hayırdan başka bir şey görmedim. Fakat onun şerefi ve üstünlüğü bana ağır geliyor.”

➡️ Zeyneb’in yüksek takvâsı ve şerefi, Zeyd’e ağır geliyordu.
➡️ Bu yüzden tam bir uyum oluşmuyordu.

5. Resûlullah’ın Tavrı

  • Resûlullah (sav) tekrar tekrar:

﴿أمسك عليك زوجك﴾“Hanımını yanında tut, boşama.”
diyordu.

  • Burada Peygamber’e bir kınama yoktur.
  • Bu tavır:
    • en güzel olanı tavsiye etmek,
    • tevekkül edip işi Allah’a havale etmekti.

6. Hz. Meryem Örneği

Ayet:
﴿يَا لَيْتَنِي مِتُّ قَبْلَ هَذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا﴾
(Meryem, 19/23)

Meal:
“Keşke bundan önce ölseydim de, unutulup gitmiş olsaydım.”

  • Hz. Meryem de büyük bir şeref (Hz. İsa’ya hamilelik) ile imtihan olmuştu.
  • Fakat insanlar ne diyeceklerdi?
  • İşte bu da sabır imtihanıydı.

Not:
Asıl sabır, korku ile birlikte sebat etmektir.
Yiğit olan korkar ama direnirse, işte o zaman sabırlı ve kahramandır.

7. Vahyin Saklanmadığının Delili

  • Resûlullah (sav) fitneye yol açacak sözü söylemedi.
  • Eğer “Sen boşan, ben onu alacağım” deseydi, fitne kapısı açılırdı.
  • Hz. Âişe (r.anhâ) rivayet etmiştir:

“Eğer Peygamber (sav) vahiyden bir şey gizlemiş olsaydı, işte bunu gizlerdi.”

➡️ Bu ayet, vahyin eksiksiz tebliğ edildiğinin delilidir.

8. İlâhî Nikâh

Ayet:
﴿فَلَمَّا قَضَى زَيْدٌ مِّنْهَا وَطَرًا زَوَّجْنَاكَهَا لِكَيْ لَا يَكُونَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ حَرَجٌ فِي أَزْوَاجِ أَدْعِيَائِهِمْ إِذَا قَضَوْا مِنْهُنَّ وَطَرًا ۚ وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا﴾
(el-Ahzâb, 33/37)

Meal:
“Ne zaman ki Zeyd ondan (Zeyneb’ten) bağını koparıp ayrıldı, Biz onu sana nikâhladık. Tâ ki evlâtlıklarının eşleriyle ilgili olarak, onlar da bağlarını kopardıklarında müminlerin üzerine bir sıkıntı olmasın. Allah’ın emri mutlaka yerine getirilir.”

  • Nikâh doğrudan semavî olarak gerçekleşti.
  • Zeyneb (r.anhâ) iftiharla derdi ki:
    “Allah benim nikâhımı bizzat kıydı. Benim velim Allah’tır.”

9. Bu Olaydan Çıkan Hikmetler

  • Cahiliye âdeti (evlâtlığın boşadığıyla evlenmeme yasağı) kaldırıldı.
  • Müminlere kıyamete kadar kolaylık getirildi.
  • Zeyd’in fazileti ortaya çıktı:
    • Ağır bir imtihanı kabul etti.
    • Resûlullah için fedakârlık yaptı.

10. Son Vurgu

﴿وَكَانَ أَمْرُ اللَّهِ مَفْعُولًا﴾
“Allah’ın emri mutlaka gerçekleşir.”

Bu Makâlek Yusuf Selami Çakaroğlu Hocanın Derslerinden İktibasla Hazırlanmıştır

Bunlara da bakabilirsiniz

Şüpheli Şeyler

أَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir