بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: İlim Tahsilinde Acele Edilmeli Midir? Cevap: Talebe için en büyük hatalardan biri aceleciliktir. Acelecilik, genelde hırstan doğar. Hırs her şeyde zararlı olduğu gibi, ilimde de zararlıdır. İlim bir sabır mesleğidir. Cenâb-ı Hak insanı ilimle tekemmül etsin diye halk etmiştir. Bu, uzun bir yolculuktur. Bazen talebe hayal eder ki, iki dakikada bir mesele çözülür. Hemen öğrenilir. Hemen anlaşılır. …
Devamını Oku »Soru&Cevap
Üstad Neden Eserlerine Risale-i Nur İsmini Vermiştir ?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Neden Eserlerine Risale-i Nur İsmini Vermiştir ? Cevap: Üstadın eserlerine verdiği isimler iman nazarının tezahürüdür. “Risale-i Nur” ifadesi doğrudan Kur’ân’dan gelen bir nur manasındadır. Nur, Kur’ân’ın ziyâsından gelen bir aksdir. Zira “هُوَ الَّذِي جَعَلَ الشَّمْسَ ضِيَاءً وَالْقَمَرَ نُورًا” ayetinde, Allah Teâlâ, güneşe “ziyâ”, ay’a “nur” demiştir. Ziyâ, ışığın aslıdır, menbaıdır. Nur ise onun aksidir. Kur’ân, güneştir. …
Devamını Oku »Mana-yı Harfi İle Tarz-ı Nazar Arasındaki Fark Nedir?
بِسْمِه سُبْحَانَهُ Suâl: Mana-yı Harfi İle Tarz-ı Nazar Arasındaki Fark Nedir? Cevap: Risale-i Nur’a mâna-yı harfî ile bakmak, onda doğrudan temessül eden Kur’ân’ı görmek niyetiyle okumaktır. Çünkü Kur’ân kendisine talip olmayana malını vermez. Müşteri olmayana satmaz. Müstagnîdir, talep eden alır. Bu, Üstad’ın daima söylediği şeydir. Hafızlar için dua ederken diyor ki: “Ya Rabbi! Bunları kıyamete kadar Risale-i Nur kisvesinde hakaik-i …
Devamını Oku »Risale-i Nur’daki Ayetlere Nasıl Nazar Edilmelidir?
بِاِسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Risale-i Nur’daki Ayetlere Nasıl Nazar Edilmelidir Cevap: Üstad, çoğu risalenin başına bir âyet yazar. O âyet o risalenin merkezidir. Evvelâ o âyeti tahkik edeceksin; çünkü altındaki bütün bahisler o âyetin mânâsını açar, onun nurundan süzülerek gelir. Risale’de geçen her cümleyi o âyetle tartacak, o cümle nereye dayanıyor, âyetten nasıl bir telmih almış, hangi işarete yaslanmış dikkat edeceksin. …
Devamını Oku »Risale-i Nur’u Anlamak İçin Nasıl Okunmalıdır? Risale-i Nur’a Mana-yı Harfi İle Nasıl Bakılır?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Risale-i Nur’u Anlamak İçin Nasıl Okunmalıdır? Risale-i Nur’a Mana-yı Harfi İle Nasıl Bakılır? Cevap: Bu mesele yalnızca Risale-i Nur için değil, bütün ilimler için mühimdir. Hangi ilim olursa olsun, nasıl okunmalı, ne şekilde çalışılmalı, nelere dikkat edilmeli sorusu bir usûl meselesidir. Himmeti olan talebe, eğer usûlünü bilmezse, lüzumsuz şeylerde himmetini zayi eder. Şahsî programlar, dikkat edilecek hususlar …
Devamını Oku »Üstad Bediüzzaman Büyük Mehdi Midir?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman Büyük Mehdi Midir? Cevap: Bu meselenin asıl çıkış sebebi, Üstad Bediüzzaman’a “büyük Mehdi” unvanı verilmesidir. Oysa hadislerde bildirilen “Mehdi-i Azam”dan murad edilen zat, yalnızca ilmî ve mânevî hizmette değil, aynı zamanda siyasi ve içtimâî bir vazifeyi de îfâ edecek olan şahıstır. Üstad’ın o zat olduğuna hükmetmek, onun da en büyük ve bu asır için müstakil …
Devamını Oku »Üstad Bediüzzaman ”Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir?” Lafzı İle Neyi Kastediyor?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman ”Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir?” Lafzı İle Neyi Kastediyor? Cevap: Bu söz, Bakara Sûresi’nin 256. âyet-i kerîmesi olan “لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ” âyetinin tefsiri içinde geçer. Kur’ân, dinin temelini akıl ve iknâ üzerine kurmuştur. Bu, Kur’ân’ın bürhanî yönüdür. Üstad burada “medenî” derken, Avrupa’daki bir tayfayı değil, akıl ve hikmetle hareket …
Devamını Oku »Fetö, Risale-i Nur’u Kendisine Kılavuz Mu Yaptı ?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Fetö, Risale-i Nur’u Kendisine Kılavuz Mu Yaptı ? Cevap: Risale-i Nur, bu asırda Kurân-ı Azîmü’ş-Şân’dan çıkan bir nurdur. Üstad sadece buna vasıta olmuştur. Risale-i Nur, Kur’ân’ın manasını ifade eder, onun hakikatlerini tefsir eder. Bütün cihanda küfre karşı mücadele etmektedir. Bugünkü hâli, alemin durumu, bunu göstermektedir. İnat ve taassuptan uzak olan herkes, bu hakikati tasdik eder. Biz de …
Devamını Oku »Burçların Hakikati Var Mıdır ?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Burçların Hakikati Var Mıdır ? Cevap: İlim için zaten bu lazımdır çünkü gökyüzünü bilmeden yeri de bilemezsin. O dönemin imkânlarıyla insanlar gökyüzünü incelediler, tespitler yaptılar. Yıldızların hallerini, konumlarını anlamak, haritalarını çıkarmak, hareketlerini takip etmek için uğraştılar. Tabii o zamanlar “Güneş arzın etrafında dönüyor” diye biliyorlardı. Bu zannın neticesinde, her ay Güneş’in tulû ettiği noktanın değiştiğini fark ettiler. …
Devamını Oku »Ebced ve Cifir İle İlgili Selef-i Sâlihin’den Bir Numune Var Mıdır?
بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Ebced ve Cifir İle İlgili Selef-i Sâlihin’den Bir Numune Var Mıdır? Cevap: Evet, vardır. Üstad Hazretleri, Birinci Şua’da, o 33 ayet-i Kur’âniyyenin tefsirinde anlatır. Orada bir hadîs rivayet edilir: Yahudiler, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelirler. Resûlullah, “الم” harflerini okuyunca, Yahudiler ebced hesabı yaparak derler ki: “Bu ümmetin ömrü az olacak.” Yani elif=1, lâm=30, mîm=40, toplam 71. …
Devamını Oku »









