DUYURULAR

Etiket Arşivleri: bediüzzaman

Risale-i Nur’u Anlamak İçin Nasıl Okunmalıdır?  Risale-i Nur’a Mana-yı Harfi İle Nasıl Bakılır?

 بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Risale-i Nur’u Anlamak İçin Nasıl Okunmalıdır? Risale-i Nur’a Mana-yı Harfi İle Nasıl Bakılır? Cevap: Bu mesele yalnızca Risale-i Nur için değil, bütün ilimler için mühimdir. Hangi ilim olursa olsun, nasıl okunmalı, ne şekilde çalışılmalı, nelere dikkat edilmeli sorusu bir usûl meselesidir. Himmeti olan talebe, eğer usûlünü bilmezse, lüzumsuz şeylerde himmetini zayi eder. Şahsî programlar, dikkat edilecek hususlar …

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman Büyük Mehdi Midir?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman Büyük Mehdi Midir? Cevap: Bu meselenin asıl çıkış sebebi, Üstad Bediüzzaman’a “büyük Mehdi” unvanı verilmesidir. Oysa hadislerde bildirilen “Mehdi-i Azam”dan murad edilen zat, yalnızca ilmî ve mânevî hizmette değil, aynı zamanda siyasi ve içtimâî bir vazifeyi de îfâ edecek olan şahıstır. Üstad’ın o zat olduğuna hükmetmek, onun da en büyük ve bu asır için müstakil …

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman ”Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir?” Lafzı İle Neyi Kastediyor?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman ”Medenilere Galebe Çalmak İkna İledir?” Lafzı İle Neyi Kastediyor? Cevap: Bu söz, Bakara Sûresi’nin 256. âyet-i kerîmesi olan “لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ” âyetinin tefsiri içinde geçer. Kur’ân, dinin temelini akıl ve iknâ üzerine kurmuştur. Bu, Kur’ân’ın bürhanî yönüdür. Üstad burada “medenî” derken, Avrupa’daki bir tayfayı değil, akıl ve hikmetle hareket …

Devamını Oku »

Fetö, Risale-i Nur’u Kendisine Kılavuz Mu Yaptı ?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Fetö, Risale-i Nur’u Kendisine Kılavuz Mu Yaptı ? Cevap: Risale-i Nur, bu asırda Kurân-ı Azîmü’ş-Şân’dan çıkan bir nurdur. Üstad sadece buna vasıta olmuştur. Risale-i Nur, Kur’ân’ın manasını ifade eder, onun hakikatlerini tefsir eder. Bütün cihanda küfre karşı mücadele etmektedir. Bugünkü hâli, alemin durumu, bunu göstermektedir. İnat ve taassuptan uzak olan herkes, bu hakikati tasdik eder. Biz de …

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman Neden Ebced Ve Cifir Hesabı Yaptı?

Risale-i Nur nasıl okunur mana-yı harfi Kur’an tefsiri tefekkürlü okuma Kur’an hakikatleri doğru okuma usulü

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman Neden Ebced Ve Cifir Hesabı Yaptı? Cevap: Üstad Hazretleri bu tarz uygulamaları, Kur’ân hizmetinde bulunan talebelerinin kuvve-i maneviyesini takviye etmek için kullanmıştır. O zamanlar yalnızdır, yanında yardımcısı yoktur. Üstad’ın düştüğü hâli düşünün; tek başına mücadele veriyor. Ulemâ yardım etmemiş, meşâyih, şeyhler destek vermemiş. Herkes kenara çekilmiş. Böyle bir durumda, yanında sadece üç-beş fedakâr talebesi vardır …

Devamını Oku »

Kıyametin Tarihi 1500’ü Geçmez Hadisi Var Mıdır ?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Kıyametin Tarihi 1500’ü Geçmez Hadisi Var Mıdır ? Cevap: Böyle bir hadis yoktur. Bu, Celaleddin Suyûtî’nin el-Hâvî isimli eserinde hadislerden istihraç yoluyla söylediği bir içtihaddır. Bir sual sorulmuş: “Filan âlim demiş ki, bu yüzyılın sonunda kıyamet kopar.” Yani kendi aklınca bir istihrâc yapmış. Suyûtî Hazretleri de buna cevap veriyor. Hadislerden bazılarını getiriyor. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in …

Devamını Oku »

Tasavvuf, Kelam Ve Risale-i Nur Arasındaki Fark Nedir ?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Tasavvuf, Kelam Ve Risale-i Nur Arasındaki Fark Nedir ? Cevap: Üstad Hazretleri, fikrini başka hiçbir şeyle meşgul etmemek, onu müşevveş kılmamak, zihnini tasfiye etmek için yalnız Kur’ân’ı dinlemiş, Kur’ân ne diyorsa onu anlamaya yönelmiştir. Kelâm da, tasavvuf da, kendi zamanları için Kur’ân’dan alınan birer ilâçtı. Fakat fikr-i beşer onu başka bir surete ifrar etmişti. Üstad Hazretleri bundan …

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman Risale-i Nur’u Neden Telif Etmiştir ?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Üstad Bediüzzaman Risale-i Nur’u Neden Telif Etmiştir? Cevap: Risale-i Nur, Kur’ân-ı Azîmüşşan’ın imana taalluk eden âyetlerini —yani doğrudan doğruya imânî hakikatlerle alâkalı olan âyetleri— bir mânevî tefsir olarak izah eder. Burada dikkat edilmesi gereken husus şudur: Risale-i Nur, bu âyetleri felsefenin veya fen ilimlerinin desteğiyle değil, doğrudan doğruya Kur’ân’ın belâgatiyle, Kur’ânî üslupla, Kur’ân’ın kudsî lisânıyla alır ve …

Devamını Oku »

Muhâkemat Eserinden Üstadın Bir Çağrısı

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Muhâkemat Eserinden Üstadın Bir Çağrısı Bir bahçe düşünün, içinde güzel elma ağaçları var. Ama içinde bir yerde bir zakkum meyvesi görsen, “Bu bahçede zakkum yetişiyor,” der misin? Hayır. Çünkü o ağacı görmüyorsun. Anlarsın ki bu zakkum dışarıdan içeriye sokulmuş. Kur’ân belli, Hadîs belli, Risale-i Nur bellidir. Bunlara uymayan bir söz gördüğün zaman, bil ki bu söz Müslüman’dan çıkmamıştır, …

Devamını Oku »

Zındıka Komitesi Kur’an’dan Uzaklaştırma Planını Nasıl Uyguladı ?

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Suâl: Zındıka Komitesi Kur’an’dan Uzaklaştırma Planını Nasıl Uyguladı ? Cevap: Gizli İngiliz komitesi şöyle demişti: “Bu Kur’ân onların elinde bulunduğu sürece biz onlara hâkim olamayız.” İşte bu söz, Üstad’ın hayatını değiştiren bir hadisedir. Bu sözle Üstad Hazretleri, o zındıka komitesinin mahiyetini ve komitenin esasının Yahudiler olduğunu anladı. Gizli bir Yahudi komitesi, bazı İngilizlerle ve diğer unsurlarla birlikte bir …

Devamını Oku »