Rasûl-i Ekrem ASM buyuruyor ki;
حدثنا سعيد بن أبي مريم: حدثنا أبو غسان قال: حدثني زيد بن أسلم، عن عطاء بن يسار، عن أبي سعيد رضي الله عنه: أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: لتتبعن سنن من قبلكم شبرا بشبر، وذراعا بذراع، حتى لو سلكوا جحر ضب لسلكتموه. قلنا: يا رسول الله، اليهود والنصارى؟ قال: فمن
Hadis bi’l ma’na olarak şöyledir; “Kur’ân’da sizden evvelkilerin kıssaları vardır. Vallahi onlar hangi deliğe girse, siz de o deliğe gireceksiniz” Kur’ân maziden haber verirken istikbali gösterir; kaide-i külliyeleri söyler. Ehl-i kitaba bakan bir ayet okuduğunda sen ondan ibret almazsan gaflete düşersin. Bu ayet ona, şuna hitap ediyor dersen istifaden olmaz, o zaman sen niye okuyorsun? Elbette Kur’ân mümine teşrif ve tekrim için, hüsn-ü zan ile muamele eder. Mü’minin Kur’ân’a isyan ettiği düşünülmez. Evet mü’min de aynı hataya düşebilir ikaz ediyor. Ehl-i kitabın yanlışlarını anlatırken “Görmediniz mi? İbret alın” diye uyarıyor. Onun için de müminler aynı hatalara düşmeyeceklerdir.
Allah-u Teala’nın hayır murad ettiği kimse ibret ile nazarı olan kimsedir. Her nereye baksa oradan bir ders çıkarır, nefsinin ayıplarını görür. Hazreti İsa’ya “Bu edebi nereden öğrendin?” demişler. “Bir edepsizden” demiş.
Kur’an Yahudileri ikaz ederken şöyle hitap ediyor. ثُمَّ قَسَتْ قُلُوبُكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ فَهِىَ كَالْحِجَارَةِ اَوْ اَشَدُّ قَسْوَةًۜ “Sonra sizin kalpleriniz katılaştı, taş gibi belki taştan daha katı oldu” Birçok ayat ve mu’cizata rağmen kalpleriniz ibret almaz, taş gibi katı ve gözleriniz yaşsız oldu. Halbuki sert taşlar bile, içinden suları fışkırtıyor. Allah (cc) Yahudileri kalp katılığından ağlamıyor diye itab edince, sahabeler bu ayeti işittiklerinde ağladılar.
Allah Rasûlü ASM Hz. Ali’yi bir gün sabah namazına kaldırırken Hz. Ali uyuya kaldı. Allah (cc) ruhumuzu iade etseydi biz de uyanırdık diye biraz cedel yaptı, biraz mahcup oldu. Rasûlullah ASM hemen yüz çevirdi. Cedel yapınca onunla mücadele etmedi. Döndü ve وَكَانَ الْاِنْسَانُ اَكْثَرَ شَىْءٍ جَدَلًا “İnsan en mücadeleci mahluktur; mahlukat içinde çok cedelcidir” dedi. Halbuki ayet kafirden bahsediyor. Peygamberimiz ASM Hz. Ali’ye ibret için ayeti zikrediyor. Kur’ân’ın ehl-i kitapla ilgili söylediği ayetleri sakın “Bu filana diyor” demeyin. O nefsi unutmaktır, kendini unutmaktır.
وَلَا تَكُونُوا كَالَّذ۪ينَ نَسُوا اللّٰهَ فَاَنْسٰيهُمْ اَنْفُسَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
“O kimseler gibi olmayın ki, onlar Allâh’ı unuttular, Allâh’da kendilerini kendilerine unutturdu”
Kendini unutan, ölümü veya ibretlik bir şeyi düşünse başkasına verir
Hulâsa:
- Geçmiş Ümmetlerden Ders Almak: Hadis ve Kur’ân kıssaları, geçmiş ümmetlerin hatalarından ibret alınması gerektiğini vurgular. Müminler aynı hatalara düşmemelidir.
Kur’ân’ın Uyarıları: Kur’ân, geçmişte yaşanan olayları anlatırken geleceğe ışık tutar. Müminler, Ehl-i Kitabın düştüğü gaflete düşmemek için bu kıssalardan ders çıkarmalıdır.
İbret Nazarıyla Bakmak: Allah’ın hayır dilediği kişi, her şeyden ibret almayı bilen kimsedir. İnsan, kendi nefsini sorgulamalı ve hatalarından ders çıkarmalıdır.
Kalp Katılığı ve Gaflet: Kur’ân, Yahudilerin kalp katılığına dikkat çeker ve bu durumu kınar. Müminler, gaflete düşmemek ve kalplerini katılaştırmamak için tefekkür içinde olmalıdır.
Sahabelerin Hassasiyeti: Sahabeler, Kur’ân’daki uyarıları duyunca etkilenir ve gözyaşı dökerdi. Kur’ân’ı yalnızca başkalarına hitap ediyormuş gibi okumak yerine, kendine ders çıkarmak gerekir.
Hz. Ali ve Cedel Örneği: Peygamberimiz (ASM), Hz. Ali’nin sabah namazına kalkmadığında yaptığı cedeli hoş karşılamamış ve ona ibret verici bir ayetle cevap vermiştir.
Kur’ân Ayetlerinin Evrenselliği: Kur’ân’daki uyarılar sadece belli bir topluluğa değil, her dönemde yaşayan insanlara hitap eder. Kişi, ayetleri başkalarına değil önce kendi nefsine yöneltmelidir.
Allah’ı Unutmanın Tehlikesi: Kur’ân, Allah’ı unutanların, kendilerini de unuttuklarını bildirir. İnsan, ölümü ve ahireti düşünmeli, gaflete düşmemelidir.
İbret Almayanların Durumu: Ayetlerde ve mucizelerde açık uyarılar olmasına rağmen ibret almayanlar, taş gibi katı kalplere sahip olur. Mümin, tefekkür ve gözyaşı ile kalbini diri tutmalıdır.
Sonuç: Mümin, Kur’ân ve hadislerden ders çıkararak hayatına yön vermeli, geçmiş ümmetlerin düştüğü hatalara düşmemek için ibret nazarıyla bakmalıdır
Bu Ders Aşağıdaki Videodan Derlenmiştir






