DUYURULAR
Mü'minlerin Hakiki Cemaati Hangi Cemaattir?

Mü’minlerin Cemaatinden Kendini Uzak Tutan Dalalete Düşer!

Asıl olan müminleri sevmektir. Hangi cereyan, hangi fikir ki müminlerin cemaat-i kübrâsından, yani ümmet-i Muhammed’den istiğna eder, kendini çeker, ayrı düşerse, o cemaat dalâlete gitmeye mahkûmdur; sonu ve akıbeti böyledir. Ümmetten nazarını ekmeyecek. Rasûlullah ’ın عَلَيْكُمْ بِالسَّوَادِ الْأَعْظَمِ, عَلَيْكُمْ بِالْجَمَاعَةِ Cemaat üzerine olun, siyah karaltıya yani ümmetin birliği üzerine, büyük kalabalık üzerine dâhil olun” dediği budur.

Bir mümin, ümmetin muhabbetiyle hareket etmeli, meslek ve meşrebini ümmetin tamamına şâmil hâle getirmeye gayret etmelidir. Cadde-i kübrâ yapmaya çalışmalıdır. İşte bizim en büyük hatalarımızdan birisi budur. Bu hususu tekrar tekrar gündeme getirmek ve söylemek gerekir: Dikkat edelim! Şayet Kur’ân’dan bir anlayışla, bir meslek ve meşrep ile bir hizmet yapmak istiyorsak, hedef kitlemiz bütün Ümmet-i Muhammed olacak. Ondan ayrışmak değil, bilakis Ümmet-i Muhammed’i sevmek, hepsini içine almak gerekir. Mesleğimizi de onların hepsine uygun bir hâle getirmeye çalışmalıyız. Elimizden geldiğince o mesleği cadde-i kübrâ yapmaya çalışmalıyız. Ancak o zaman istikameti muhafaza edebiliriz. Bugün genel cemaatlerimizde bu nazar olmadığı için yanlışa düşüyoruz. Neden?

Misal, biri çıkar der ki: “Benim mesleğim budur. Şu şeyhe tâbi olunacak. En büyüğü odur. Asıl doğru budur.” Ana dava o şeyhe intisap olmuşsa, bütün ümmet o şeyhi dinler mi? Dinlemez. İşte böyle bir kimsenin davası da umum ümmet olamaz. Bu defa kendini mümtaz görür. Der ki: “Bak herkes gidiyor ama hakikati bilmiyor. Bu özel kişidir. En iyisi benim. Ben onlardan farklıyım, camiye girdiğinde, ümmetin cemaatine yukarıdan bakar. “Ben farklıyım.” Der ki: “Ben Nurcuyum.” Öbürü: “Ben Süleymancıyım.” Öteki: “Ben tarikatçıyım, Kadiriyim, şu şeyhin adamıyım.” Böylece kendini özel, mümtaz hissetmeye başlar. Ümmetten ayrışarak özel olmaya çalışır. İşte özel olma, özel olmaya çalışma. Özel olmaya çalışmak seni bozar. Müslüman ol, bir hizmette, islamî bir cereyanda, bir hareket içinde ümmeti içine alan bir bakış açısına sahip olursa, meslek ve meşrebi haktan sapmaz. Çünkü muazzam ümmet ancak hakta birleşir. Dar caddeye girmez. Hususi yollar, hususi caddeler ise icmâdan ayrılır, sonra cumhurdan ayrılır, sonra özelleşir, ayrılıklarla bozulmaya mahkûm olur.

Rasûlullah ASM’a Allâh Teâlâ şöyle buyurdu?

﴿وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذِينَ يَدْعُونَ رَبَّهُم بِالْغَدَاةِ وَالْعَشِيِّ يُرِيدُونَ وَجْهَهُ﴾

Sabah akşam Rablerine dua eden o müttakî müminlerle birlikte ol, nefsini onlarla beraberliğe hapset. Bakın! Beraberliğe, cemaatle olmaya, o toplulukla yaşamaya kendini hapset.

ÖZETİ:

  Müminleri Sevmek Esastır: Herhangi bir fikir veya cereyan, ümmet-i Muhammed’den uzaklaşırsa dalâlete düşmeye mahkûmdur. Müminin sevgisi ümmete yönelik olmalı, onları kuşatıcı bir anlayışla hareket etmelidir.

  Cemaatle Olmak Gereklidir:Rasûlullah

عَلَيْكُمْ بِالسَّوَادِ الْأَعْظَمِ,  

ve عَلَيْكُمْ بِالْجَمَاعَةِ

buyurarak müminleri büyük cemaatle olmaya teşvik etmiştir. Doğruluk ümmetin topluca yöneldiği istikamettedir.

  Hizmetin Gayesi Ümmet-i Muhammed Olmalı: Kur’ân’dan beslenen bir anlayışla hizmet etmek isteyen kişinin hedef kitlesi tüm ümmet olmalıdır; ayrışmak değil, kuşatmak esastır.

  Cadde-i Kübrâ: Meslek ve meşrebi ümmete şâmil kılmak, geniş ve umumî yol olan cadde-i kübrâ üzerinde yürümek gerekir. Hususi yol ve dar anlayışlar zamanla ümmetten kopar.

  Fırkalaşma ve Mümtaz Görme Tehlikesi: Şeyhlik veya belli bir grup taassubuyla ümmetten ayrılan kişi, kendini özel ve üstün görmeye başlar. Bu hâl, ümmetin birliğini bozar, istikametten saptırır.

  Mütevazı Bir Duruş Esastır: “Ben farklıyım” demek, ümmeti küçümsemek bir gururdur. Hangi meşrebe mensup olursa olsun bir mümin, ümmetin genel cemaati içinde mütevazı olmalıdır.

  İcmâ’dan Sapmak Bozar: Dar yollara girenler önce ümmetin icmâından, sonra cumhurdan ayrılır, neticede bozulur. Hak ise ümmetin ekseriyetiyle birlikte olandır.

  Allâh’ın Rasûlüne Emri: Allâh Te‘âlâ, Peygamber Efendimiz’e     sabah akşam Rablerine dua edenlerle birlikte olmasını ve onlarla beraberliğe sabretmesini emretmiştir (el-Kehf, 28). Bu, ümmetle birlik hâlinde olmanın önemine ilahî bir vurgudur.

 

Bunlara da bakabilirsiniz

Allah Yolunda Harcanan Her Şey Kat Kat Büyür!

Allah yolunda feda edilen her şey bekaya mazhar olur ve Allah onu kat kat fazlasıyla …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir